

Şu sıralar CHP hiç iyi değil.
Aslına bakarsanız oldukça şaibeli ve tereddütlü “değişim” sürecinden beri iyi değil.
Paralize olmuş durumda.
Ne sağlıklı karar alınabiliyor ne de alınan kararlar uygulanabiliyor.
Ülkenin bütün dinamiklerinin arıza verdiği şu an itibariyle önerme kısmında hiç yok.
Varsa yoksa “tek adam” derdine düşmüş bir şekilde savrulup duruyor.
Peşi sıra gelen skandal niteliğindeki gelişmeler de partinin ivmesini oldukça aşağı çekti.
Parti yönetiminde deneyimli gibi görünen kişilerin (ki bir çoğu Kılıçdaroğlu’nun yönetim ekib) aslında ne kadar yetersiz oldukları ortaya çıktı.
AKP’nin en zayıf olduğu dönemde değişim süreci iki şeyi değiştirdi. Hem CHP’nin çözüm ve umut olabilme yeteneğini hem de AKP’nin alternatifi olabilme gerçekliğini değiştirdi.
Bu ikisi olgu da ne yazık ki artık söz konusu değil.
CHP halkın gözünde şaibeli süreçlerin, mahkemelerin ve kendi partilileri başta olmak üzere bulduğu herkesle kavga eden bir liderin partisi oluverdi.
Oysa ki Kılıçdaroğlu zamanında partinin en önemli savunma argümanı “DÜRÜSTLÜK – Yapıcı Eleştiri mekanizması- Seviyeli ama boyun eğmeyen” gerektiğinde uzlaşabilen siyaset denklemiydi.
Görüldü ki bu denklem Kılıçdaroğlu sayesinde kurulabilmiş.
Artık dürüstlükden bahsedilebiliyor, ne yapıcı bir eleştiriden ne de çözüm üretebilen bir mekanizmadan. Kılıçdaroğlu’nun aynı ekiple nasıl farklı bir parti ortaya koyabildiğini siyaset bilimciler incelesin.
Bizim konumuz sebep ve sonuçlarına odaklanmak.
Mutlak butlan konusunda sona yaklaşılmışken, partinin eline düşmüş olduğu bu organize gruptan kurtarılması elzem.
Ülkenin ve halkın acilen sağlam zemine oturmuş bir muhalefete ihtiyacı var. Eleştirdikleri “tek adam” ve “çürümüşlük” sendromlarından kurtulmasına ihtihaç var.
Kim ne derse desin, neyi bahane ederse etsin gerçek ortada, hasta vücudun panzehiri Kılıçdaroğlu. Yaptığı tüm hatalı tercihlere rağmen raydan çıkmış yüz yıllık treni yoluna koyabilecek kişi kendisi.
Peki Kılıçdar ne yapmalı?
Derhal partiyi zehirleyen anlayıştan ve güruh-u helak ( berbat olmuş zümre ) den kurtulması gerekmekte. Bunu da öyle yumuşak, öyle eğri büğrü, öyle idareci davranarak filan değil. Kangren ile neşter arasındaki ilişki gibi ele almalı. Kesip atmalı.
Olası bir butlan durumuda gelmesi halinde o çürümüşlüğün sirayet ettiği nice zararlı insan bünyede kalmaya gayret edecektir. İzin vermemelidir. 1 iken milyon olmanın üstadı olan bu topluluk yaptıklarını tekrar edecek ve hastalığın kronikleşmesini sürdürecektir.
Tüm bu ARINMA süreci içerisinde kendisine destek verecek Güruh-u Naci de partide bulunmaktadır. Bu vican ve izan sahibi insanlar ile yola devam edilmelidir.
Topluma çaresiz olunmadığını göstermeli, etkili bir muhalefetin, dürüst bir yönetimin, adil ve hakkaniyetli bir kadronun olduğu kanıtlanmalıdır.
Gerektiği gibi muhalefet yapıldığı takdirde Kılıçdaroğlu’na %49 veren bu halk gösterilen doğru adaya %59 da verir.
Yeter ki gemi rotasına girsin ve güvenli limana varsın.
Son söz:
CHP ARINIRSA TÜRKİYE ARINIR!
Eren Soydemir
22/02/2026


