reklam
reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
reklam

DEĞİŞİM NARALARI

Yayınlanma Tarihi : Google News
DEĞİŞİM NARALARI
reklam

DEĞİŞİM NARALARI

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba sevgili dostlar.

Son zamanlarda ülke yangın yerine dönmüşken birileri aynanın karşısına geçip saçını taramakla meşgul. Oysaki üzerinde düşünmemiz gereken fırtına gibi halkın üzerine yağan zamları konuşacağımıza, değişim diyenlerin yarısı darbesi ile meşgulüz. Oysa bu darbeye kalkışanların siciline baktığımızda, bayağı marifetleri olduğunu görmekteyiz. Çünkü hayal dünyalarında hep oturmak istedikleri koltuklar var.

Ülke krizde, ülke ekonomik olarak komada. İnsanların bütün umutları yıkılmış, her sabah uyandığında neyle karışılacağını, bugün yine neye zam geldi telaşın içinde.

Ne halkını düşünen bir iktidara ne de çare olabilecek bir muhalefet var ortada.

Kimileri borç para bulmak için Arap çöllerinde, kimileri satılacak ne kaldı diye ambarları içine bakmakta.

Kimileri liderini devirmek için gece yarısı darbe telaşında.

Halk umutsuz, halk çaresiz bekleyiş içinde.

Oysa üzerinde durması gereken konu, kriz bahane edilerek nelerin satılacağı ve kimlere peşkeş çekileceği…(tıpkı geçmişte olduğu gibi)

Geçmişte biz bunları yaşadık, gördük, tanıklık ettik ama hiç bir zaman ders çıkaramadık.

Neler mi?

Anlatayım.

İMF Borcumuzu kapatacağız deyip neyimiz var neyimiz yok hepsini sattık.

Halk dilinde anlatayım.

Dünyaya şeker satacağımıza?

Şeker fabrikalarının sattık.

Dünyaya sigara satacağımıza?

Sigara fabrikalarını sattık.

Dünyaya kumaş satacağımıza?

Kumaş fabrikalarını sattık.

Dünyaya kağıt satacağımıza?

Kağıt fabrikalarını sattık.

Dünyaya demir satacağımıza?

Demir çelik fabrikalarını sattık.

Sattık sattık sattık. Saymakla bitmeyen satışlar ve yine bir kriz. Yine satış noktaları açılmış güzel ülkemde neler var satılacak onu bilmiyoruz.

Peki aynanın karşısına geçip saçını tarayanlar ne yapıyor? Değişim naraları atıyor.

Ne mi yapmak istiyor? Onu da anlatayım.

Ana muhalefet seçim kaybetti. Herkes bu işten kendini sıyırmak için suçlanacak birini arama derdine düştü. Çok da yorulmalarına gerek yoktu; hemen yanı başlarında yol arkadaşlığı yaptığı, her kararı beraber aldığı hatta yeri geldiğinde kendi kararlarını dayattığı, seçimden sonra bakanlık hayali kurduğu, her karardan sonra avuçları patlatırcasına alkışladığı genel başkanını feda etme zamanı geldi de çattı!

Yapmaları gereken tek şey süslenmiş cazibeli kelimelerle, hemen toplandılar ve hep birlikte ortaya bir şeyler atalım; adını da çekici bir şeyler koyduk mu bu işten sıyrılırız dediler.

Çünkü saray medyası bu iş için dünden razıydı. Siz fitili ateşleyin gerisi bizde der gibi.

En çekici olan da “Değişim” di!

Peki değişim diyenlere baktığımızda ne mi çıkarıyorum?

Bu söylem sadece aklamadan başka bir şey değildir.

Ortada bir kusur varsa kusurun baş mimarları şimdi değişim için başroldeler!

Bu yazımda değişim isteyen birkaç kişiyi anlatayım.

Her dönemin aktörü Bülent Tezcan Değişim isteyen.

2012 yılından bu yana beş dönem Milletvekili, Parti meclisinde MYK Merkez yönetim kurulu üyesi, genel başkan yardımcısı. hiçbir dönem boşu yok. En son yurt dışı örgütlemeden sorumlu genel başkan yardımcısı, bütün aday belirleme komisyonunda görevli Milletvekili birimi Belediye Başkanını belirleme, hatta ilçe meclis üyelerine müdahale etme marifetleri vardı.

Ne zamana  kadar?  2023 kadar.

Koltuktan alınınca? Hemen dayanamadı bir koltuğa ihtiyacı var çünkü.

Değişim demesi gerekiyor.

Kaçamazsın Bülent Tezcan. Bu örgütün kantarına gireceksin. Hesap vermeden kaçmak yok. Örgütü hiçe saydığın günleri unutmaz kimse.  Hele seçim döneminde ilçe başkanlarını elinden alıp başkalarına verdiğin mühürleri unutmadı bu örgüt.

2- Uzayda sigarasını tüttüren Engin Altay.

Tam 7 dönemidir Milletvekili.

Hep İstanbul, hep ilk sıralarda hiçbir zaman ön seçime girmez. Her dönem mutlaka koltuğu vardır. Mecliste genel başkanı grup başkan vekili genel başkan adına üç yetkiliden biri. Bir Kemal Kılıçdaroğlu, bir Muharrem İnce ve son durak Ekrem İmamoğlu. Sen de şöyle bir örgütün kantarına geç tartıl, sonra örgüt sana nasıl vize verdiğini göreceksiniz.

Sevgili dostlar, amacım tek tek isimlerini aynı yazıda yazıp sizleri sıkmak değildi. Ancak, bazen aynanın karşısında insan kendiyle yüzleşmelidir.

Ben ne olacağım değil, biz ne olacağız?

Ben ne alacağım değil, ben ne vereceğim?  demeli insan.

Tabi hala insanlık ölmediyse.

Umudunuzu kaybetmeyin. Yarınlar umutlarınızda, gelecek sizin ellerinizde.

Kalın sağlıcakla,

Bir başka yazıda görüşmek dileği”yle…

reklam