reklam
reklam
DOLAR 32,2511 % 0.14
EURO 35,0023 % 0.27
STERLIN 41,0886 % 0.43
FRANG 35,2346 % 0.08
ALTIN 2.418,47 % 0,36
BITCOIN 68.700,51 1.449
reklam

Biz bu ülkeyi sevdiğimiz için devrimciyiz: Eren Öz

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
Biz bu ülkeyi sevdiğimiz için devrimciyiz: Eren Öz
reklam

  1. Türkiye Komünist Partisi, TKP Gaziosmanpaşa Belediye başkan adayı gösterildiniz. Bize Eren Öz‘ün kimliğini siyasi duruşunu TKP‘deki rolünü ve eğilimini kısaca açıklar mısınız Eren Öz kimdir?

Adım, Muzaffer Eren Öz. Üniversite öğrencisi genç bir komünistim aslında.  Türkiye’de gelecek kaygısıyla güne uyanan; bağımlılıkların, gericiliklerin kıskacında kalmış milyonlarca gençten sadece birisiyim ve TKP’liyim.

Burada da tek bir rolüm var; Türkiye Komünist Partisi üyesi olmak. Sosyalist Türkiye mücadelesinin sadece bir parçasıyım. Tabii konumuz seçimler ve benim adaylığım meselesi. Bu bir görev bizim için yalnızca.

Çok uzun olmasa da kendi yaşıma kıyasla uzun zamandır; 2019 yılından beri TKP üyesiyim ve aktif olarak görev alıyorum.

Lise zamanlarımda solcuydum. O geçiş şöyle oldu; lisedesiniz, ülkeyi görüyorsunuz ve bir arayış içindesiniz. Başka bir şey gerekiyordu ülkeye. Eşitlikçi bir dünya, başka bir dünya mümkün; bu da yalnız ve yalnızca emekçilerle mümkün.

2. 2023 milletvekili seçimlerinde TKP Giresun milletvekili adayı olarak gösterilmişsiniz bir yıl arayla ilçe belediye başkan adayı oldunuz. bu geçişi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olayın hikayesinin anlatmam gerekecek belki. Ben Giresunluyum. İstanbul’da üniversite okuyorum. 2023 Şubat’ında ailemin yanına tatile gitmişim. Sonrasında hepimizin bildiği deprem felaketi yaşandı ve ben orada kaldım. Çok uzun süre Giresun’da deprem dayanışma faaliyetlerinin içinde bulundum; bir dönem Adıyaman’a gittim partimle beraber. Döndüğümde de seçim sürecine girmiştik aslında. Orada da yine partim bana bu görevi verdi ve milletvekili adayı oldum. Daha sonra eğitimim içine İstanbul’a döndüm. Gaziosmanpaşa’da yaşıyorum ben yıllardır. Bunun içinde burada görev aldım.

‘’ Laikliği cami avlusuna bırakıp kaçtılar’’

3. 2024 Türkiye’si solculuk ve komünizm kavramların nasıl ele alıyorsunuz?

Aslında geriden bakmak lazım. Solculuk dediğimiz şey Türkiye’de çok bulanıklaştı, o sepete herkesi dahil edebiliyoruz. Kimileri Ekrem İmamoğlu’ndan bile solcu çıkartabiliyor. Solculuk, sosyalist mücadelenin sınırları ve bu sınırlardan biri Laiklik. Solcu, komünist olacaksak eğer laiklik mücadelesinin içinde olmamız lazım.

Makamını, Kur’an okutarak açanlar, seçim çalışmasında zikirmatik dağıtan; buralardan solcu çıkmaz. Laikliği cami avlusuna bırakıp kaçtılar. Solcu olmak için laik olmak zorundasınız.

‘Cumhuriyet Halk Partisinden, DEM Parti’den de solcu çıkmaz’

İkincisi kamuculuk. Sol kamucu olmak zorunda. Özelleştirmeci, piyasacı bir sol tarifi olamaz. Bu yüzden müteahhitlerden, seçim çalışmalarını TÜSİAD’da başlatanlardan solcu çıkmaz.

Üçüncüsü de; yurtseverlik. Şimdi bunu; Cumhuriyetçilik ya da anti-emperyalizm olarak da ele alabiliriz. Solcular bu topraklarda da; dünyanın her yerinde de yurdunu daha ileriye götürmek için mücadele edenlerdir. O yüzden NATO’ya ‘Hayır’ diyemeyenlerden, bölgede emperyaliz işbirlikçiliği yapanlardan, emperyalist ülkelerin siyasetçileriyle balık yemeye gidenlerden solcu, yurtsever çıkmaz.

Böyle tarif ettim adını koyalım. Cumhuriyet Halk Partisinden, DEM Partiden de solcu çıkmaz. Elbette bu partilere gönül veren solcular var; onları bir kenara koyuyorum. Fakat gün sonunda bu partilerin yaptığı hiçbir eylem solculuk adına değildir.

Gelelim komünistlere. Biz elbette solcuyuz ama komünistiz.  Biz kamuculuk, laiklik, yurtseverlik gibi ilkeleri sağlayacaksak diyoruz ki bu ancak işçi sınıfının iktidarında. 2024 Türkiye’sinde TKP meseleye böyle bakıyor. Bugün maalesef bu ilkeleri pazarlık konusu yapabilen bir sol var.

‘Kaybetmeyecek’

4. Türkiye’de komünist belediye yönetimi Tunceli liderliğinde sağlanıyordu bugün ise Maçoğlu Kadıköy adayı. Maçoğlu’nun Kadıköy’de şansı nedir? kaybettiği taktirde Türkiye’de komünizm prestij kaybı yaşar mı?

Sonda söyleyeceğimi, başta söyleyeyim; kaybetmeyecek.  Prestij kaybı da olmayacak. Kazanır mıyız, kazanmaz mıyız; benim elimde anket sonucu yok. Yüksekten de atmam. Biz şuradan bakıyoruz; elbette kazanmak için mücadele ediyoruz ve çok iyi çalışma yürütülüyor Kadıköy’de. Bizim için kazanmak demek sadece seçim sonucuyla olan bir şey değil. Bizim derdimiz sosyalist Türkiye’yi kurmak.

Türkiye’de herkes 31 Mart gününü tartışıyor.  TKP, 1 Nisan sabahını tartışıyor.  Biz nasıl bi ülkeye uyanacağız?

5. Çok uzun yıllardır Türkiye’de komünistler devletin cumhuriyetin karşısında görüldüler halkın komünist rejimi tehdit düşman olarak görmesini sebebi size göre neden kaynaklanıyor bu algıyı yıkmak nasıl mümkün olabilir?

Geçmişte bu böyle değildi. 80 öncesine baktığınızda; Türkiye’nin ilericileri sosyalistleri Cumhuriyetçilerdi. Zaten komünistler karakteri gereği Cumhuriyetçidir. Sonra bir şey oldu. 80 darbesi. Sol üstünden buldozer gibi geçti. Ardından gelen sağcı iktidarlar. Bu halka bir şey anlatmaya çalıştılar. Solcuların ve komünistlerin düşman oluğu…  Bu ülkenin kötülüğünü istediklerini anlattılar.  Dostlarımıza biz ‘Biz komünistiz’ dediğimizde ‘Estağfurullah’ diyorlardı. Bugün bir şey değiştirdik biz. Bugün gerçekten Anadolu’nun köylerinde, İstanbul’un o gerici diye adlandırdığı mahallelerinde ‘Biz komünist partisinden geliyoruz’ dediğimizde insanlar şunu diyorlar; evet biz sizi biliyoruz siz iyi insanlarsınız. Bu 1 günde değişmedi ve değişmeyecek de. Biz sadece bunu söylüyoruz. Biz bu ülkeyi sevdiğimiz için devrimciyiz. Bu ülkeyi içeriye taşımak için, emekçilerin insanca yaşaması için devrimciyiz.

‘Türkiye solunu engelleyen bir şey var, o da DEM Parti ve CHP.’

6. TKP’nin çizgisi nasıl ilerliyor onu diğer komünist partilerle ittifaktan alıkoyan ne?

Bizi ittifaktan alıkoyan bir şey yok. Temel ilkeler etrafında birleşmeye her zaman hazırız.  Biz yerel seçimlerde yola çıkarken şunu da dedik; Biz Türkiye’de sosyalist belediyeciliğin önünü kapatmayacağız. Bunun için beraber çalışmaya da hazırız. Örnek vermek gerekirse Hatay Samandağ’da TİP’in Belediye Başkan adayını destekliyoruz ama bu bir pazarlığın sonucu değil. Orada sosyalistleri kazanma olasılığı var ve biz buna engel olmayacağız. Bizi engelleyen şeyden öte, Türkiye solunu engelleyen bir şey var, o da DEM Parti ve CHP. Düzen siyasetine entegre olarak değil, oradan bağımsız kalarak, kendi ilkeleriyle, kendi sözüyle siyaset yapması lazım.

7. Gaziosmanpaşa’yı ele alalım. Gaziosmanpaşa’da öngörünüz nelerdir sizi ve arkasında durduğunuz komünist belediyecilik anlayışını Gaziosmanpaşa’da neler bekliyor ve en önemlisi Gaziosmanpaşalıları neler bekliyor?

Biz hep şunu diyoruz; Gaziosmanpaşa ülkenin geri kalanından ayrı değil. Gaziosmanpaşa emekçi ruhu olanı emekçilerin yaşadığı bir kent aslında. Sabah sekizde beraber işe gidiyoruz; dönerken beraber dönüyoruz. Gaziosmanpaşalıları ne bekliyor konusunda; az önce dediğim şey, 1 Nisan sabahı saldırı bekliyor. Bizi ne bekliyor konusunda; bizde ona hazırlanıyoruz. Vaatlerimiz yok aslında. Vaat lafı düzen siyasetinin bir yapısı gibi geliyor bana.

Proje şu; kreş açmak, belediye tesisi kurmak vs. bunları çoğaltabiliriz ama bunlar çok kolay. Yapılamamasının sebebi belediyelerdeki rant, yağma. Bizim amacımız bu yağmayı sonlandırmak. Bunu yaptıktan sonra gerisi çok kolay. TKP’nin yayınladığı komünist belediyeciliğe dair birtakım maddeler var.

  1. Komünistler için belediyecilikte temel hedef her şeyden önce örgütlülüğünün giderek bilincine varan halkın yönetime katılması için kanalların açılmasıdır.
  2. Komünist belediyecilik emekçi halkın refah ve mutluluğunu amaçlar.
  3. Emekçi halkın sağlıklı ve nitelikli barınma, ulaşım, eğitim, kültür ve dinlenme olanaklarına kavuşması için bütün olanaklar seferber edilir.
  4.  Komünist belediyeler deprem kuşağında yer alan ülkemizin her yerinde şehirlerimizin güçlendirilmesi önceliğiyle hareket edecektir.
  5. Komünistlerin belediye yönetimlerindeki varlığı, ortaklaşmayı ve birlikteliği güçlendiren bir kültürün geliştirilmesi demektir.
  6. Komünistlerin belediyelerdeki çalışmalar uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasına karşı da bir bariyer olacaktır.
  7. Kadınların eşitliği ve özgürlüğü için olanaklar yaratılacaktır.
  8. Tüketim ve üretim kooperatiflerinin kurulması emekçi halkın yaşamını kolaylaştıracaktır.
  9. Komünist belediyeler işçilere karşı patron gibi davranan bir “şirket” olmayacaktır.
  10. Komünistler belediyelerde hizmet yalanıyla kabul ettirilen ve fakat sadece patronların kârını amaçlayan taşeron düzenine son verecektir.
  11. Komünistler belediyelerde ırkçılığa, dinciliğe ve mezhepçiliğe geçit vermeyecektir.
  12. Komünist belediyeler uluslararası veya yerli sermayenin doğrudan ya da dolaylı maddi destek ve müdahalelerine tamamen kapalı olacaktır.
  13. Komünist belediyeler ile toplumun eşitliğe ve özgürlüğe dayalı geleceği arasında bağ kurulur.

8. Son olarak Gaziosmanpaşa halkı neden sizi seçmeli? Neler söylemek istersiniz?

Gaziosmanpaşalılar, bizi seçiyor kendi kaderini seçecek. Mesele bizim kazanıp kazanmamız da değil, şu an bir şey bekliyor Türkiye. Siyaseti ve sermayesi bir planı uyguluyor ve burada işçilere yer yok. Patronlara, Koç’a yer var. Planlanan İmamoğlu’na da yer var, bu planı kabul eden sola da. Fakat emekçilere yer yok. Bize atılan oy; laikliğe, kamuculuğa, yurtseverliğe atılan oy demek. Bu zübüklerden kurtulmamız lazım.

reklam